VERGİYE UYUMLU MÜKELLEFLERE VERGİSEL AVANTAJLAR...!

VERGİYE UYUMLU MÜKELLEFLERE GETİRİLEN VERGİSEL AVANTAJLAR

ÖZ

Vergi affı kanunları ile getirilen yapılandırma düzenlemelerinde her defasında dürüst mükelleflerin cezalandırıldığı, dürüst olmayan mükelleflerin ise ödüllendirildiği eleştirisi yapılır.Bu nedenle her defasında vergisini zamanında ödeyen, vergisel ödevlerini düzenli olarak yapan mükelleflerin de ödüllendirilmesi gerektiği savunulur.Bu eleştirilere maruz kalan Maliye İdaresi, yaptığı bir takım düzenlemeler ile dürüst mükelleflere (vergiye uyumlu mükelleflere) pozitif ayrımcılık yapacak şu düzenlemeleri getirmiştir:

  • Vergisel yükümlülüklerini düzenli olarak yerine getiren (vergiye uyumlu) ticari ve zirai kazanç ile serbest meslek kazancı elde eden gelir vergisi mükelleflerinin ile kurumlar vergisi mükelleflerinin ödüllendirilmesi bağlamında, bu mükelleflerin gelir vergisi ve kurumlar vergisinden %5 oranında vergi indirimi getirilmiştir.
  • Vergisel yükümlülüklerini düzenli olarak yerine getiren (vergiye uyumlu) mükelleflerin ödüllendirilmesi kapsamında, son bir yıl içindeki borçlarını ödeyememiş, zor duruma düşmüş mükelleflere tecil müessesesinden daha iyi şartlarla borç taksitlendirmesi yapabilme imkanı getirilmiştir.
  • En son yapılan düzenleme ile ise; başkaca bir sebep bulunmaması halinde, pişmanlıkla beyanda bulunan uyumlu mükelleflere, inceleme ve takdire sevk işlemi yapılmayacağı düzenlenmiştir.

Vergiye uyumlu mükelleflere getirilen vergisel avantajlar bu üç ana başlık altında yazımıza konu edilecektir.

  1. UYUMLU MÜKELLEFLERE VERGİ İNDİRİMİ (GV ve KV İNDİRİMİ) :

a-Yararlanabilecek Mükellefler:

  • Vergi indirimi uygulamasından yalnızca, ticari, zirai, serbest meslek kazancı elde eden gelir vergisi mükellefleri ile kurumlar vergisi mükellefleri (finans ve bankacılık sektöründe faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri, emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları hariç) yararlanabilirler.

b- Yararlanamayacak Mükellefler:

  • Finans ve bankacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri, emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları vergi indiriminden yararlanamazlar.

  • V.U.K 359. maddesinde sayılan fiilleri (kaçakçılık), beyannamenin ait olduğu yıl ile önceki dört takvim yılında  işleyenler ve fiilleri kesinleşenler vergi indiriminden yararlanamazlar.

  • Ücret, gmsi, msi ve diğer kazanç ve irat elde edenler yasada kapsam dışı bırakıldığından vergi indiriminden yararlanamazlar.

c- Vergi İndiriminde Mükellefte Aranan Şartlar ve Şartların     İhlali Sayılmayan Haller:

Vergi İndiriminden yararlanabilmek için aşağıdaki şartları taşımak,  kaybetmemek ve mükellefin şartlarının şartların ihlali sayılmayan hallerden olması gerekmektedir.

Mükellefte Aranan Şartlar

Şartların İhlali Sayılmayan Haller

  • Başvuru tarihi itibariyle mükellefin  en az 3 yıl süreyle, ticari, zirai veya serbest meslek faaliyeti nedeniyle yıllık gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olması.

  • İndirimin hesaplanacağı beyannamenin  ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş ve bu beyannameler üzerine tahakkuk etmiş vergilerin kanuni süresinde ödemiş olması.
  • Kanuni süresinde verilmiş bir beyannamenin, kanuni süresinden sonra düzeltilmesi veya pişmanlıkla verilen beyannameler indirim şartlarının ihlali sayılmaz.
  • Her bir beyanname itibariyle 10 Türk lirası’na kadar yapılan eksik ödemeler şartların ihlali sayılmaz.
  • İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son 2 yıl içerisinde haklarında beyana tabi vergi türleri itibariyle (mükellefin vermiş olduğu vergi türleri itibariyle, örneğin muhtasar, kdv, damga gibi mükellefin tabi olduğu tüm vergi türlerindeki beyannameleri dikkate alınacaktır.) ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış bir tarhiyat bulunmaması gerekmektedir.

  • Yapılan tarhiyatların kesinleşmiş yargı kararlarıyla veya V.U.K’nun uzlaşma ya da düzeltme hükümlerine göre tamamen ortadan kaldırılmış olması durumunda şartların ihlali sayılmayacaktır.
  • İndirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibariyle vergi aslı (vergi cezaları dahil)  1.000 Türk lirasının üzerinde vadesi geçmiş borcunun bulunmaması gerekmektedir.
  • 1.000 Türk lirasının altındaki ve beyannamenin verilme tarihinde vadesi geçmiş bulunan borçlar şartların ihlali sayılmayacaktır.
  • Vergi aslına bağlı gecikme faizi, gecikme zammı ile diğer kamu kurumlarına örneğin sgk, belediye gibi kurumlara olan borçlar hesaplamada dikkate alınmayacaktır.
  • İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl  ile önceki dört takvim yılında V.U.K 359. maddesinde sayılan fiillerin işlenmemiş olması gerekmektedir.
  • V.U.K 359. maddesinde sayılan fiilleri işleyenlerin, bu fiillerinin kesinleşmiş yargı kararları ile ortadan kaldırılması halinde şartların ihlali sayılmayacaktır.

c- Vergi İndirimi Uygulaması ve Kapsamı:

  1. Bu uygulama, 1.1.2018 tarihinden sonra verilecek yani 2017 takvim yılı gelir ve kurumlar vergisi beyannameleri için söz konusu olacaktır.

  1. Yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin %5 i, ödenmesi gereken gelir ve kurumlar vergisinden mahsup edilecektir.

  1. Gelir vergisinde gelirin toplanması esas olduğundan, gelir vergisi mükellefleri için de yalnızca ticari, zirai ve serbest meslek kazançları indirim uygulamasından yararlanacağı için, mükellefin başkaca gelir unsuru bulunması halinde (msi, gmsi, ücret ve diğer kazanç ve irat) yararlanılacak indirim oranı ve  tutarı aşağıdaki gibi hesaplanacaktır:

Vergi İndiriminden Yararlanılacak Oran: (Ticari Kazançlar + Zirai Kazançlar +Serbest Meslek Kazançları) / Toplam Gelir Vergisi Matrahı 

Vergi İndiriminden Yararlanılacak Tutar: (Hesaplanan Gelir Vergisi x Vergi İndiriminden Yararlanılacak Oran) x 0,05

  1. Her hal ve takdirde hesaplanan vergi indirimi tutarı 1.000.000 Türk lirasını aşamayacaktır.

( Bu tutar her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanacaktır. Bu şekilde hesaplanan tutarın, %5 ini aşmayan kesirler dikkate alınmayacaktır.)

  1. İndirilecek vergi indirimi tutarının ödenmesi gereken vergiden fazla olması durumunda mahsup edilemeyen tutar, yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihi izleyen bir tam yıl içinde, mükellefin beyanı üzerine, tahakkuk eden diğer vergilerinden (kdv, muhtasar, damga, geçici vergi v.s.) mahsup edilecektir.

  1. Bu bir yıllık süre içinde mahsup edilemeyen vergi indirimi tutarları red ve iade edilmeyecektir.

  1. Bakanlar kurulu indirim oranını ve tutarını iki katına kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye, kanuni oran ve tutarına getirmeye yetkilidir.

d-Mükellefte Aranan Şartların İhlali Halinde Vergi İndirimi Uygulaması:

Vergi indiriminden yararlanan mükelleflerin, indirimden yararlandıktan sonra:

  1. Mükellefte öngörülen şartları taşımadığı sonradan tespit edilmesi halinde, ilgili vergilendirme döneminde indirim uygulaması dolayısıyla ödenmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın tarh edilecektir.

  1. İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yılda herhangi bir vergiye ilişkin beyanlarının gerçek durumu yansıtmadığının tespiti ve tarhiyatların kesinleşmesi halinde de ödenmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın tarh edilecektir.

  1. İndirim uygulaması sebebiyle  ödenmeyen bu vergiler açısından, zamanaşımı süresi yapılan tarhiyatın kesinleştiği tarihi takip eden takvim yılının başından itibaren başlar.

  1. Vergi indiriminden haksız yararlandığı tespit edilen mükelleflere vergi ziyaı cezası uygulanmayacak ancak, haksız yararlanılan vergi indirimi için gecikme faizi aranacaktır.

e- Vergi İndirimi Örnek Uygulamala:

Gelir Vergisi Mükellefleri İçin Örnek Uygulama:

Serbest meslek erbabı Bay Y, 2017 takvim yılında aşağıdaki gelir unsurlarını elde etmiştir:

Serbest Meslek Kazancı          : 72.000 TL

Gayri Menkul Sermaye İradı   :   6.000 TL

Menkul Sermaye İradı             : 10.000 TL

Ücret                                       : 20.000 TL

Diğer Kazanç ve İrat               : 12.000 TL

TOPLAM G.V. MATRAHI     120.000 TL

  1. Gelir unsurlarından tüm indirim ve istisnalar düşülmüş varsayımı ile gelir unsurlarına göre kazançlar verilmiştir.

  1. Mükellefin vergi dairesine 2011 yılı ocak ayına ait muhtasar beyannameden vergi aslı 900 TL, gecikme faizi 1050 TL olan bir vergi borcu bulunmaktadır.

  1. Mükellefe 2016 yılında ikmalen gelir vergisi tarhiyatı yapılmış, mükellef bunu aynı yıl yargıya taşıyarak tarhiyatın iptalini sağlamış ve yargı kararı yine aynı yıl   kesinleşmiştir.

  1. Mükellefe 2015 yılında gmsi kazancı için, ikmalen vergi tarhiyatı yapılmış, mükellef bu işlemi uzlaşma müessesesinden yararlanarak sonuçlandırmış ve aynı yılda ikmalen tarh edilen vergiyi ödemiştir.

  1. Mükellefin ayrıca SGK’na 15.000 TL bağkur prim borcu ve faaliyette bulunduğu ilçe belediyesine de 2.000 TL emlak vergisi borcu bulunmaktadır.

İstenen :

Bay Y’nin vergi indiriminden yararalanabileceği tutarı hesaplayınız ?

Çözüm:

Öncelikle gelir vergisi mükellefleri için, msi, gmsi, ücret ve diğer kazanç ve iratlar türünden  gelir unsurlarının vergi indiriminden yararlanamayacağı belirtilmiştir.

Bu nedenle vergi indirimi müessesinden yararlanılacak vergi indirimi oranının belli edilmesi, daha sonra vergi indirimi tutarının hesaplanması gerekecektir.

Şöyle ki;

Vergi İndiriminden Yararlanılacak Oran:

(Ticari Kazanç + Zirai Kazanç + Serbest Meslek Kazancı )  /  Toplam Gelir Vergisi Matrahı

Mükellefin vergi indiriminden yararlanabileceği gelir olarak yalnızca serbest meslek kazancı bulunduğundan, ticari ve zirai kazancı bulunmadığından oranlamada sadece serbest meslek kazancı dikkate alınacaktır. Diğer kazanç unsurları ticari ve zirai kazançları da olsaydı o takdirde bu üç gelir unsuru toplanıp toplam gelir vergisi matrahına oranlanacak idi.

(72.000) / 120.000 = %60

Vergi İndiriminden Yararlanılacak Tutar:

(Hesaplanan Gelir Vergisi x Vergi İndiriminden Yararlanılacak Oran  ) x  0,05

 (33.650 x 0,60) x 0,05 = 1009,50 TL

Vergi indiriminden yararlanması gerekecektir.

Mükellefin, 2011 yılından vergi borcu bulunması indirimden yararlanmaya engel teşkil etmeyecektir. Borç aslı 900  TL olduğundan ve 1000 TL’sını aşmadığından , gecikme faizleri de yasada dikkate alınmadığından dolayı indirimden yararlanmasında engel bulunmamaktadır.

Mükellefin, 2015 ve 2016 yıllarında ikmalen vergi tarhiyatına muhatab olması da vergi indirimine engel teşkil etmeyecektir. Şöyle ki; mükellef 2016 yılı tarhiyatını yargıya taşıyarak ikmalen tarhiyatın iptalini sağlamış ve karar kesinleşmiştir. 2015 yılı tarhiyatını ise uzlaşma müessesesi ile uzlaşıp ödemiştir.

Mükellefin gerek SGK’na gerek se ilçe belediyesine borcu bulunması vergi indiriminden yararlanmaya (vergi dairesine borç olmadığından) engel değildir.

  1. UYUMLU MÜKELLEFLERE DAHA İYİ ŞARTLARDA BORÇ TECİLİ:

Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki kanuna eklenen 48/A maddesi ile vergiye uyumu yüksek olan mükelleflerin çok zor duruma düştükleri zaman ödeme yükümlülüklerini kolaylaştırmak için daha iyi şartlarda borç tecili imkanı getirilmektedir.

Başvuruyu yalnızca vergiye yüksek uyumu olan ve iyi niyetli mükellefler yapabilecek olup, şartları taşımayan diğer mükelleflerin 48. madde kapsamında tecil işlemi yapmasında bir engel bulunmamaktadır.

  • Mükellefte aranacak şartlar:

  1. Tecile başvuru tarihi itibariyle en az 3 yıl süreyle; ticari, zirai veya serbest meslek faaliyeti sebebiyle yıllık gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olmak,
  2. Tecile başvuru tarihinden geriye doğru 3 yıla ait vergi beyannamelerini (mükellefin vergi türleri itibariyle vermesi gereken tüm beyannameler) kanuni sürelerinde vermiş olmak, (Kanuni süresinde verilen bir beyannameye sonradan düzeltme beyannamesi  vermek veya pişmanlıkla verilen beyannameler şartların ihlali sayılmaz.)
  3. Tecile başvuru tarihinden önceki 1 yıl  süresince ödenememiş  ve vadesi 1 yılı geçmemiş borcunu ödemede iyi niyet sahibi olmasına rağmen ödeyememiş mükelleflerden olmak,

  • Hangi vergiler tecil kapsamında:

213 sayılı V.U.K kapsamına giren vergi, resim, harç, vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları ile sınırlı olmak üzere ve tecil işlemi başvurusu tarihinden önceki 1 yıl süresince iyi niyetli olunmasına rağmen ödenememiş olan borçlarla sınırlı olmak üzere getirilmiştir.

6183 sayılı yasanın 48. maddesine göre daha önce tecil edilmiş olanlar veya özel kanunlara göre yapılandırılan (6552, 6736 ve 7020 sayılı özel kanunlar) borcu bulunan mükellefler de vadesi 1 yılı geçmemiş borçları için madde hükmünden yararlanabileceklerdir.

  • Tecilin İhlali:

Tecil şartlarına uyulmaması halinde muaccel olan amme alacağının tecili, talep edilmesi halinde en fazla iki defa geçerli sayılabilir.

Tecil şartlarına uyulmaması halinde tecil talep tarihinden itibaren 5 yıl geçmedikçe bu madde hükümlerinden yararlanılamaz. Düzenlemedeki amaç borcunu ödemede iyi niyet sahibi olanların yararlanmasının öngörülmesidir.

Tecil edilen gecikme zammının, TUİK’in her ay için belirlediği (Yİ-ÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanması durumunda, tecilin ihlali sebebiyle 48/A maddesi uygulanamayacak olup, 48. madde kapsamındaki gecikme zammı oranı (%1,40) uygulanacağından, hesaplamada aradaki gecikme zammı farkı mükelleften tahsil edilir.

ç- Tecil uygulamasında V.U.K 48. madde ile 48/A maddesinin karşılaştırılması:

48. madde düzenlemeleri

 48/A maddesi düzenlemeleri

-50.000 TL’sını aşmayan borçlar için teminat aranmıyor.

-500.000 TL’sını aşmayan borçlar için teminat aranmıyor.

-50.000 TL’sını aşıyorsa, aşan kısmın %50’si tutarında teminat aranır.

-500.000 TL’sını aşıyorsa, aşan kısmın %25’i tutarında teminat aranır.

-Vadesi geçmiş tüm borçlar, 36 ayı geçmemek üzere faiz ve teminat şartları gözetilerek tecil yapılabilecek.

-Vadesi 1 yılı geçmemiş tüm borçlar, 36 ayı geçmemek üzere faiz ve teminat şartları gözetilerek tecil yapılabilecek.

  • Bakanlar Kurulu’na ve Maliye Bakanı’na tanınan yetkiler:

Bakanlar Kuruluna:

  1. Teminatsız tecil tutarını; on katına kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye, yeniden kanuni tutarına getirmeye, zorunlu teminat oranını %50’ye kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye, yeniden kanuni orana getirmeye yetkilidir.
  2. TUİK’in her ay için belirlediği (Yİ-ÜFE) aylık değişim oranlarını tecil faiz oranı olan %1,40 yerine esas alarak hesaplatmaya yetkilidir.
  3. Borçlunun çok zor durum halinin belirlenmesinde kullanılacak kriterleri (bilanço, gelir tablosu ve nakit akım tablosu gibi mali veriler ile diğer mükellefin mali durumunu tespite yarayan diğer göstergeleri belirlemeye, belirlenen bu kriterler ışığında çok zor durum halini derecelendirmeye ve bu dereceleri dikkate alarak tecil süreleri ve tecil faiz oranları belirlemeye yetkilidir.

Tecil süresini 60aya kadar uzatmaya,

Tecil faizinden (%1,40) farklı faiz oranı belirlemeye, yetkilidir.

  1. Alacaklı diğer amme idareleri de bu madde düzenlemelerini uygulatmaya,  (örneğin SGK içinde alacak türleri, uyumlu borçluların kapsamı, borçluların kriterleri v.s belirleyerek) yetkilidir. Bu durumda yetkiler alacaklı amme idaresinin tecile yetkili makamlarınca kullanılır.

Maliye Bakanına:

1-Tecil edilecek amme alacağını tür ve tutar olarak belirlemeye

2-Tecilde taksit zamanlarını, ödemelerin başlayacağı ayı, tecil talep tarihini takip eden aydan başlamak üzere 12 ayı geçmeyecek şekilde belirlemeye, ödeme dönemlerini azami altı ayda bir yapılacak şekilde belirlemeye,

3-Tecilde diğer şartları belirlemeye yetkilidir.

4-Maliye Bakanı tecil yetkisini; sınırlarını açıkça belirtmek ve yazılı olmak şartıyla oluşturulacak tecil komisyonlarına devredebilecektir. Böylece maliye idaresinde yeni bir komisyon ihdas edilmiş olacaktır.

Tecil Edilen Borç İçin Daha Önce Haciz Yapılmışsa Haciz Nasıl Kaldırılacak ?Teminat Nasıl Çözülecektir ?

Hacizin Kaldırılması:

Borç tecili talebinden önce haciz yapılmış ise haciz edilen mal değeri teminat yerine geçer.

  1. Tecil talebinden önce haciz uygulanmış ve  haciz edilen mal değeri borcun tamamını karşılayacak değerde ise;

Hacizler yapılan ödemeler nispetinde kaldırılır ve buna isabet eden teminat iade edilir.

  1. Tecil talebinden önce haciz uygulanmış ve haciz edilen mal değeri tecil edilen borç tutarından az, zorunlu teminat tutarından fazla ise;

Hacizler; yapılan ödemeler neticesinde kalan tecilli borç tutarı, hacizli malın değerinin altına inmedikçe kaldırılmaz.

            Teminatın Çözümü:

  1. Tecilde alınan teminat; tecil şartlarına uygun olarak yapılan ödemeler neticesinde kalan tecilli borç tutarının, zorunlu teminat tutarının altına inmesi durumunda, yapılan  ödemeler nispetinde kaldırılır.

Haciz Edilen Malların Satış Şartları:

Tecil edilen borcun 2 milyon Türk lirasına aşmaması (bu tutar dahil), hacizli malın menkul ve gayrimenkul cinsi mal olması ve bu kanuna göre belirlenmiş değerinin %50’sinden aşağı olmamak üzere, satış bedelinin %50’sinin idareye ödenmesi şartıyla, hacizli malın satışına izin verilir.

Kalan tecilli borç tutarı için ise, zorunlu teminat tutarını karşılayacak hacizli mal veya teminat bulunması şartıyla satılan mal üzerinden haciz kaldırılır.

Bu hüküm, 2 milyon Türk lirasını aşan borçlarda, değeri 2 milyon Türk lirasına kadar olan hacizli mallar için uygulanır. Aşan kısım bu uygulamadan yararlanamaz.

  1. PİŞMANLIKLA BEYAN VE  BEYAN DÜZELTME HALLERİNDE MÜKELLEFİN UYUMLU MÜKELLEF ADDEDİLİP, VERGİ İNCELEMESİNE VE TAKDİRE SEVK EDİLMEMESİ:

V.U.K’ nda düzenlemesi olmasına rağmen, istisnai olarak rastlanılan bazı uygulamalarda mükelleflerin sırf pişmanlıkla beyan verip ya da düzeltme yapmaları halinde incelemeye alındıkları görülebiliyor idi.

95 sayılı V.U.K Sirküleri ile;

Başkaca bir sebep bulunmadığı sürece, yalnızca pişmanlıkla beyan verme – beyan düzeltme yapan mükelleflerin uygulamada vergi incelemesine ve takdire sevklerine imkan bulunmadığı teyit edilmiştir.

Uygulamanın bu yönde ve bu hususa dikkat edilerek yürütülmesi için, bir anlamda vergi uyumu olan yani pişmanlık şartlarını taşıyan ve kendiliğinden beyan veren-düzelten mükelleflerin inceleme ve takdire sevkleri için salt pişmanlıkla beyan verme-düzeltmenin yeterli olmadığının bir kez daha altı çizilmiştir.

Vergi indirimi müessesesini bir yıl öteleyerek uygulamak; dürüst mükelleflere tanınan bu hakkın gecikmiş olarak uygulanmasıdır. Bu aynı zamanda vergiye uyumsuz mükelleflerinin uyumunu geciktirecek bir uygulamadır.

Bakanlar Kuruluna verilen %5 vergi indirimi oranını, %0’a kadar indirme yetkisi, uyumlu mükellefte bu uygulamanın kalıcı olmayacağı hususunda bir endişe yaratacaktır.

Bir başka pozitif ayrımcılık yaratan husus, yalnızca ticari, zirai ve serbest meslek kazançlarına getirilen bir vergi indirimi uygulamasıdır. Gelir vergisinde yer alan diğer gelir unsurlarını elde eden uyumlu mükelleflere de vergi oranından ya da vergi tutarından bir indirim getirilemez miydi ?

Vergiye uyumlu mükellefin borçlarının tecili adı altında yeni bir müessese ihdas edilmiş olmaktadır. Bu uygulamanın, yapılandırma kanunları olarak bilinen ve sık sık başvurulan af düzenlemelerine başvurulmaması için getirildiği görülmektedir.

Af kanunlarına gerek duyulmadan uyumlu mükellefler her zaman bu uygulamadan yararlanabilecek, özel af kanunlarını beklemeyeceklerdir.

Tecil uygulamasında, Bakanlar Kurulu’na Maliye Bakanı’na ve Tecil Komisyonları’na yetki devirleri yapılması tek tek mükellef bazında ya da toplu olarak mükellefler bazında borç yapılandırmasına neden olacaktır ki bunun neticesi de mükellefler arasında ayrımcılık yaratacağı endişesi olacaktır.

Pişmanlık ve ıslah müessesesinin nasıl işletileceği hususunda yapılan düzenlemede ise; pişmanlığın tek başına inceleme ve takdire sevk için yeter şart olmadığı, ancak başkaca bir sebep olması halinde inceleme ve takdire sevk işlemi yapılabileceği belirtilmiştir.

Bu düzenleme ile uygulamaya yön verilmiştir. Pişmanlık ve ıslah hükümlerinden yararlanan mükelleflerin esasında vergiye uyumlu birer mükellef olarak da görüldüğü kabul edilmiş olmaktadır.

KAYNAKÇA:

T.C. Yasalar (08.03.2017). 6824 sayılı Torba Kanun. Ankara: Resmi Gazete (30001 sayılı)

T.C. Yasalar ( 18.05.2017). 7020 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun. Ankara: Resmi Gazete (30078 sayılı)

Gelir İdaresi Başkanlığı (12.09.2017) 95 sayılı Vergi Usul Kanunu Sirküleri. Ankara: Gelir İdaresi Başkanlığı

Doğrusöz, Bumin (2017). “Uyumlu Mükelleflere Vergi İndirimi” Dünya Gazetesi. (14.02.2017).

Akarca, Akif ve Şafak, Mehmet (2017) “Vergiye Uyumlu Mükelleflerin Borçlarının Tecilinde Kolaylık-Yeni Düzenleme” Dünya Gazetesi. (15.06.2017).